Oh oh

Temel yıllarca çalıştıktan sonra kendi işini kurup başarılı bir işadamı olmuş.

Bir iş gezisi için Mısır’a gittiğinde, işlerini bitirdikten sonra turistik takılmaya karar vermiş.

Yolun kenarında deve kiralayan bir adam görmüş.

Kendi kendine:

– “Buraya kadar gelmişken deveye binmeden gitmek olmaz”, demiş ve bir deve kiralamış.

– “Hemşerim, bu hayvan nasıl gider, ne deyince durur?” diye adama sormuş.

Adam da:

– “‘Oh’ deyince gider, ‘oh oh oh’ dersen hızlı gider, ‘amin’ dersen durur”, demiş.

Temel binmiş deveye, oh demiş, gerçekten de deve yürümeye başlamış.

Temel’in hoşuna gitmiş.

“Oh oh oh”, demiş, deve hızlanmış.

Temel iyice keyiflenmiş.

“Oh oh oh oh oh oh oh”, diye diye deveyi iyice hızlandırmış.

Temel Mısır’ın güzelliklerini seyre dalmış.

Ancak bir anda ileride bir uçurum olduğunu farketmiş; deve son hız uçuruma doğru koşturmakta…

– “Ulan, ne deyince duruyordu bu hayvan?” diye kendi kendine düşünmüş.

Aklına gelen şeyleri teker teker söylemiş ama nafile.

Deve bir türlü durmamış.

En sonunda Temel bildiği bütün duaları etmiş ve ‘Amin’ demiş.

Deve, uçurumdan düşmelerine ramak kala zıpkın gibi durmuş.

Temel de bunun üzerine derin bir ‘Oh’ çekmiş…